Merkez Bankası Aralık ayı faiz kararını açıkladı. Faiz anket beklentilerine ve bir yönü itibarıyla da piyasa beklentilerine paralel 250 bp artırıldı. Bir yönü itibarıyla piyasa beklentilerine paralel olarak dedim, çünkü her ne kadar anketlerde hâkim beklenti 250 bp olsa da, bu hafta başı itibarıyla piyasada TCMB’nin bu ay 500 bp veya 300-350 bp kadar artış yaparak faiz artışında duracağını düşünen bir kesim de vardı. Bu kesimin iki temel gerekçesi vardı. İlki Ocak ayında ek bir faiz artışı yapılması demek yerel seçimlere çok az bir zaman kala faiz artışı yapılması anlamına gelecekti, bu Merkez Bankası kanadında sorun olmasa da siyasi tarafta çok istenmeyebilirdi. İkinci temel gerekçe de her ne kadar usulen ve şeklen tam bir Merkez Bankası iletişimi olmasa da ve hatta tam bir iletişim kazası olsa da TCMB başkanı Hafize Gaye Erkan’ın geçtiğimiz hafta sonu verdiği röportajda durmaya çok yakınız mesajı da durduk yere verilmiş bir mesaj olamazdı; bazılarına göre bu röportajın zamanlamasının tam da TCMB faiz kararı haftasında gelmesinin temel nedeni piyasayı önden hazırlamaktı. Hatta Sayın Erkan’ın röportajında vatandaş daha ne kadar kemer sıkacak ki söylemleri nedeniyle bu ay TCMB faizi artırmadan pas geçer diyenler bile oldu.
Aralık’taki 250 bp’lik faiz artışı sonrasında şimdi gözler Ocak ayında da ek bir faiz artışının gelip gelmeyeceğinde. Faiz karar metnine bakılırsa TCMB Ocak’ta da bir 250 bp daha faiz artışı yaparak durma ve bekleme aşamasına geçecek. Bazı uzmanlara göre de Ocak ayında da ek bir faiz artışı gelecek ama bu 250 bp’nin altında 100-150 bp gibi sembolik bir artış olacak. Benim şu anki beklentim ise TCMB’nin Ocak’ta bir 250 bp daha faiz artışı yaparak artık durma ve bekleme aşamasına geçeceği yönünde. Tabii, şunu da hemen unutmadan ekleyeyim, Merkez Bankası faiz artışında dursa da parasal sıkılaşma özellikle de faiz kararlarının yanı sıra, parasal sıkılaştırma sürecini destekleme amacıyla sterilizasyon araçlarının çeşitliliğini artırarak miktarsal sıkılaştırmayla da devam edecek. Bu bağlamda piyasadan TL likidite fazlasını çekmeye yönelik olarak çok yakında ek zorunlu karşılık adımlarının yanı sıra yeni araç ve uygulamalar da gündeme gelecektir, ki gelmeye başladı, TCMB sıkılaştırma adımı olarak TL depo alım ihalesine ilişkin bir duyuruyu faiz kararı ile aynı gün ivedilikle açıkladı.
Daha faiz artışları tamamlanmadan piyasada 2024’te gelebilecek faiz indirimleri çoktan konuşulmaya başlandı bile. Çok uç olarak Mart’ta yerel seçimler biter bitmez faiz indirimleri bekleyenler bile var. Bu noktada elbette faiz indirimlerinin ne zaman ve ne kadar olacağı birçok unsura bağlı olarak şekillenecek. Tabii ki faiz indirimleri için ana barometre enflasyonun ve sonrasında da büyümenin gelecek yıl nasıl bir seyir izleyeceği olacak. Örneğin atılan tüm bu adımlara rağmen veya beklenmedik bir gelişme ile enflasyonda düşüş beklenildiği gibi olmaz ve hatta enflasyonda katılık çok güçlü olursa, bu durumda para politikasında hatırı sayılır bir gevşeme bir diğer deyişle faizlerde güçlü bir indirim beklememek gerekir. Yine ekonomik büyüme 2024 yılında OVP’nin hedefi gibi yüzde 4 mü yoksa TCMB’nin çıktı açığının ima ettiği gibi yüzde 1,5-2 civarında mı olacak. Daha da önemlisi siyasi irade seçim sonrası sürede yavaşlayan büyümeden çok rahatsız olacak mı, bu da Merkez Bankası’nın işini zorlaştırabilir mi? Olur da zorlaştırırsa o halde elbette daha erken faiz indirimi olası olabilir. Açıkçası önümüzdeki yıl ekonomik büyüme ekonomi yönetiminin tahmininden daha düşük olsa da TCMB’nin mümkün mertebe sıkı duruşunu bozmayacağını düşünüyorum.
Faiz indirimlerinin zamanı ve miktarı konusunda ikinci önemli unsur da 2024 yılında hem seçim öncesi hem de seçim sonrası sürede maliye politikasının sıkılık düzeyinin nasıl olacağı. Eğer 2024 yılına OVP cephesinden bakarsak maliye politikasının para politikasına göre daha az sıkı olduğu anlaşılıyor. Bu durumda yüzde 36’lık yıl sonu hedefinde kararlı olan para politikasından erken gevşeme beklememek gerekir. Ama olurda maliye politikası da sıkılık olarak para politikasına ayak uydurabilirse, işte o zaman para politikasında yüzde 36’lık hedefe giderken gevşeme adına biraz daha fazla alan olabilir. Hemen beklentimi paylaşayım, her şey yolunda giderse Ocak 2024 yılında yüzde 45 tepe noktasına ulaşan politika faizinin 2024 yılının 3’üncü çeyrek sonu veya 4’üncü çeyrek başı gibi indirilmeye başlanacağını düşünüyorum. Akabinde yaklaşık 500 bp’lik faiz indirimi ile 2024 yılsonunda politika faizinin yüzde 40’a düşeceğini düşünüyorum. 2024 yılında şimdilik 500 bp’ten daha büyük bir faiz indirimi beklemiyorum.