Bir yanda S&P’den gelen sürpriz diğer yanda döviz dönüşümlü KKM’ye neşter

Yayınlama: 02.12.2023 11:53:00 Güncelleme: 02.12.2023 11:50:56

Bir yanda S&P’den gelen sürpriz diğer yanda döviz dönüşümlü KKM’ye neşter

Cuma günü önemli kararlar silsilesi ile güne başladık. İlki Standard&Poor’s (S&P) takvimde olmayan sürpriz bir kararla Türkiye’nin kredi notunu durağandan pozitife revize etti, kredi notunda ise bir değişikliğe gitmeyerek B olarak teyit etti. Hatırlarsak S&P en son geçtiğimiz Eylül ayında tıpkı Fitch gibi kredi not görünümümüzü negatiften durağana revize etmişti. Bu açıdan hemen iki ay gibi kısa bir süre sonra yeniden not görünümünde olumlu revizyon gelmesi çok kıymetli. Bu revizyon yakın vadede yabancı girişinin artacağının da en önemli ön işaretlerinden biri diye düşünüyorum. Tabii, burada en kritik soru kredi not görünümüne ilişkin olumlu revizyonlarında da yakında gelip gelmeyeceği. Açıkçası kredi notuna ilişkin olumlu revizyon için biraz daha zaman olduğu kanaatindeyim. Bu bağlamda seçimlerden önce ve hatta 2024’ün ikinci yarısından önce kredi notunda yukarı yönlü bir revizyon beklemiyorum. Buradaki en büyük gerekçem kredi derecelendirme kuruluşlarının revizyonlarda piyasanın çok gerisinden gelmeleri ve daha yavaş davranmaları. Bu nedenle önce seçimin bitmesi takip edilecek, ardından da dezenflasyonist sürecin de başlayacağı 2024 yılının ikinci yarısında makroekonomik dengelenmenin gerçekleşemeye başlayıp başlamadığı takip edilecektir. Tam da bu konu ile ilgili olarak S&P bugünkü raporunda Türkiye’nin kredi notunun bir kademe artırılabilmesi için 3 şartın yerine getirilmesi gerektiğine değinmiş. Bu şartlar ödemeler dengesinin daha fazla iyileşmesi, döviz rezervlerinin daha hızlı artması ve gelecek 12 ay içinde dolarizasyonda düşüşün devam etmesi. Buradan da anlaşılacağı üzere kurum kredi notunda revizyon için ekonomide doğru adımlar atılıyor olsa da gerçekleşmeler yeterince istenir düzeyde olacak mı bir süre daha bunu takip edecek.

S&P raporunda ayrıca Türkiye’de politika yapıcıların aşırı ısınan ekonomiyi soğutmakta başarılı olduğu ve net uluslararası rezervlerin yavaş yavaş artmaya başladığı dile getirilmiş. Öte yandan bütçe açığının bu yıl sonu bütçe açığı/gsyih hedefinin (Yüzde 4,3) de altında kalacağını, ayrıca ithalatta son aylarda yaşanacak sert düşüş birlikte cari açığında da giderek azalacağı vurgulanmış. Yine Merkez Bankası’nın Haziran ayından bu yana yaptığı faiz artışlarıyla birlikte dolarizasyonda da azalma olduğu da dile getirilmiş.

S&P’nin kararı sonrası CDS’teki geri çekilmeyle yabancı girişi hızlanacak beklentisiyle borsa tarafında özellikle yabancının teveccüh gösterdiği bankalara da alım geldiğini gördük. Ben Cuma bu yazıyı yazarken bankalar yüzde 2,7 artıdaydı. BİST-100 endeksi de 8.090’dan yani 8.100 yakınından yeniden satış yedi. Bugün yani Cuma günü 8.100 üstü kapanış almak çok önemli. Buranın üzerinde kapanış alırsak önümüzdeki haftaya daha olumlu bakabileceğiz. Borsaya para girişinin yetersiz olması en büyük sorun. Yine önümüzdeki hafta 7.400-8.500 yatay bandında yola devam ederiz diye düşünüyorum. Bu süreçte 8.100 sonrasında da 8.290 üzerinde kalıp kalmamak yıl sonu noel rallisi için öncü gösterge olacak.

Cuma sabahı bir diğer önemli karar da TCMB’den geldi. TCMB döviz dönüşümlü KKM’ye ilk neşteri attı. Alınan karara göre tıpkı TL dönüşümlü KKM’de olduğu gibi döviz dönüşümlü KKM faizi için de artık asgari faiz politika faizi olmayacak. Faiz politika faizinin altında belirlenebilecek, ki bu politika faizinin yüzde 85’inden daha az olamayacak. Ayrıca asgari faiz oranlarına ilişkin bu düzenleme sadece döviz dönüşümlü KKM için değil aynı zamanda altın dönüşümlü KKM ve yurtdışı KKM yani yuvam hesapları için de geçerli olacak. Kısacası bu kararla Merkez Bankası döviz dönüşümlü KKM’nin faizini düşürerek cazibesini azaltmak isterken, vatandaşın döviz dönüşümlü KKM’den standart TL mevduata dönüşümünü hızlandırmak istiyor.

İlk olarak şu tespitle başlayayım, ekonomi yönetiminden döviz dönüşümlü KKM’ye yönelik olarak gelen adım beklediğimden daha önce başladı. Bu da ekonomi yönetiminin kendine olan güvenini gösteriyor diye düşünüyorum. Şöyle ki, KKM’nin yaklaşık yüzde 70’i döviz dönüşümlü ve buradaki yatırımcının faiz hassasiyeti çok güçlü değil. Bu nedenle bu yatırımcılara yüksek faiz verseniz de çıkış için ikna edemeyebilirsiniz. Bu nedenle burayı azaltmaya yönelik adımlar yatırımcıyı tedirgin edebilir ve dövize yönelebilir. Ama Türkiye’de artık kur enflasyondan daha fazla artmayacak yani kur çok yükselmeyecek algısı da oluşmaya başladığından, güçlü TL mevduat faizleri döviz dönüşümlüdeki yatırımcıyı çıkması için teşvik edebilir. Ayrıca KKM çıkışlarının dövize gitmiyor oluşu da Merkez Bankası’nı bu adımı daha erken atması için cesaretlendirmiş olabilir diye düşünüyorum. Bir diğer deyişle ekonomi yönetimi tam da bu noktada özellikle de piyasada kurun artmayacağına ilişkin bir güven sağladığını düşündüğü için bu adımı rahatlıkla atabildi diye düşünüyorum.

Tabii, şunu da belirteyim atılan adım döviz dönüşümlü KKM’den çıkışı hızlandırma adına henüz çok güçlü bir adım değil. Şimdi ufak ufak testlerle piyasasının tepkisi ölçülerek döviz dönüşümlüden çıkış hızlanıyor mu ve daha da önemlisi buradan çıkışlar dövize yöneliyor mu bu anlaşılmaya çalışılacak. Ardından sonuçlar istenildiği gibi olursa daha güçlü rezerv biriktirmeden de güçlü adımlar görebiliriz diye düşünüyorum. Mesela Mehmet Şimşek Perşembe günü önümüzdeki yıl KKM’ye yönelik kurumlar vergisi istisnasının yeniden değerleneceğini söyledi. Bildiğimiz gibi şirketler ağırlıklı olarak döviz dönüşümlü KKM’de. Bu nedenle vergi istisnaların kalkması döviz dönüşümlü için güçlü bir adım olacaktır. Ezcümle son alınan kararla ortalama yüzde 46 olan 1 ay-3 ay vadeli TL mevduat faizlerinde de yakın vadede hızlı bir yükselme süreci görebiliriz ve bu da döviz dönüşümlü den çıkışları tetikleyebilir. Fakat buna rağmen çıkışlar son dönemdeki kadar hızlı olur mu bundan emin değilim, takip etmek gerekecek, buradaki yatırımcı kur güçlü artmayacak olsa da yüksek faizlere güçlü bir teveccüh gösterecek mi çok merak ediyorum.